Haberler -News-новости-xəbər- ニュース-أخبار

Mehmet Keçeci

Mehmet Keçeci'nin Şiirleri

Poems of Mehmet Keçeci

Mehmet Keçeci

Latîfî

15.12.2014

------

İş Yerinde Biyolojik Saldırı

Biological Attack

Mehmet Keçeci

28.10.2014

Üniversitede Biyolojik Saldırı

Yer: ??? (İş Yeri)

Tarih: 2014

En son bulunduğum üniversitede ders verdiğim bir sınıfta 2 hafta boyunca koltuğuma bir sıvı zerk edilmiş (büyük bir ihtimalle şırınga ile bakteriyel bir sıvı).


Birinci haftanın sonuna doğru olayı fark ettim. 2. haftanın sonunda başkaları da fark ettiğinden en son sınıfa gittiğimde benim koltuğumda ve öğrenci sıralarında oturan 2 kişi vardı. (Yani biri yapıyor diğeri engellemek için gelmiş gibiydiler). Ondan sonrada olmadı. (Ben bunu öğrencilerime de söyledim "eğer bir cilt hastalığı geçirirseniz bunun sorumlusu üniversitedir ve gelin masraflarınızı üniversiteden alın. Şahit olarak ta beni gösterin" dedim)

Fakat bunu yaptıranın bana mobbing [1], baskı, tarassut [2] yapanlar mı? (Büyük bir ihtimalle onlar, başka biyolojik saldırlar (işyeri dışı) da oldu.) O zaman engelleyenler kim?

Ben bunları genel olarak BİMER'e bildirdiğim halde bunlara karşı bir şeyler yapmadılar (sadece olaylar kesildi).


Bir çalışan böyle bir saldırıyı nasıl ve nereye şikâyet edecek ve nasıl ispatlayacak. (Savcılığa şikâyet edilebilir fakat bunun ispatını nasıl yapacağız.)

Ben zarar görmemek için bütün vücudumu antiseptik sabunla yıkıyordum. Faydası da oldu.

  1. Bunu sınıfta söylediğimde 2 öğrencimin veya öğrenci gibi gelen kişilerin "Demek ondan dolayı bir şey olmadı" dediklerini de işittim.
  2. Yine arasıra gördüğüm biri (2. hafta oturma koltuğumu değiştirince) oluşacak zarardan benim sorumlu olacağımı söyledi (demek ki olayı yapanlardan biri). Ben de bunu yapanların sorumlu olacağını söyledim.

Benzer zamanlar içinde iş yeri dışında yine buna benzer olaylar yaşadım. Hem bana biyolojik saldırı yapıyorlar hem de evimi, yatak odamı gözetletiyorlar. Ben bunları yapanlara ve yaptıranlara ne söylesem az gelir.

Doktorlardan böyle durumlarda korunma yöntemleri, hukukçulardan da neler yapabileceklerimiz hakkında bilgilendirmelerini istiyorum.

Kaynaklar/Referanslar:

  1. http://www.mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=436
  2. http://www.mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=379
  3. http://www.mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=433
  4. http://mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=183
  5. http://mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=308
  6. http://mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=73
  7. http://mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=345
  8. http://mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=413

 

MOBBİNG

Mobbing

Mehmet Keçeci

08.10.2014

Mobbing

Bugün gelen bir e-maile verdiğim cevap:

Benim  de ders veriğim üniversitede başıma geldi. 3 sene mobbing, tarassut, baskı, iftira, şantaj, telefonlarım dinlendi, yatak odam gözlendi, koltuğuma 2 hafta boyunca sıvı sürüldü, arkadaşlarım, akrabalarım kullanıldı vs.

Ben bunları yapanı tespit edip BİMER'e (Başbakanlığa) bildirdim. Çünkü organize yapılıyordu. Emniyet ve BİMER'den gelen cevap "SAVCILIĞA" vermen. Kendileri birşey yapmadılar.  Ben de üniversitede ders vermeyi bıraktım. Organize bir olayda "BAŞBAKANLIK" vatandaşını yanlız bırakıyorsa organize yapılarla ben mi tek başıma mücadele etmem gerekiyor?

Tavsiyem avukatlı veya avukatsız savcılığa başvurmanız. Olayı ancak onlar çözer. Diğerlerine ulaşırsanız bana yaptıklarını size de yapacaklarından korkarım.

Ben bu yaşadıklarımdan sonra "Çalışılınabilir, Yaşanabilinir ve Sürdürülebilinirlik" olabilecek çevre dışında çalışmayı düşünmüyorum. Bunun sorumluları maalesef kafalarını kuma sokuyorlar.

Yaşadıklarımdan örnekler isterseniz:
http://mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=433

Mehmet Keçeci
Eski Öğretim Görevlisi ve Bilim Uzmanı
İGU Aday
ı

Acılar ve Arayış


Sufferings and Seeking

Péine agus Breathnú
Poen ac Edrych
Smerte og Ser

Mehmet Keçeci
21.09.2014

Arayış Sufferings

-Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir. Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (rha.)
-Hakikat yolu (Bizim arzumuz) aramakla bulunmaz. Fakat/Ancak bulanlar yalnızca arayanlardır. Bâyezid-i Bestâmî (k.s.)

Acılar, acılar, acılar
Arayış, arayış, arayış
Arayan, arayan, arayan

Aranan ne?
Arayan kim?

Bulan var mı?
Bulunan ne?

Acı; Aratanın arayana hediye ettiği kılavuz
Yol; Aratanın arayana gösterdiği iz

Aratan?

Yol var, yolcu var
Hedef?

Varış; Belki bu an belki de kavuşma gününde

Bulduktan sonra ayrılık niye?
Bulamadıktan sonra durmak niye?

Kaybeden var mı?
Kaybettik mi?
Aramak niye?

Bulduk mu?
Bulan var mı?
Kaybetmek niye?

Latîfî (Bâkîoğlu el-Geredevî el-İstânbûlî Mehmet Keçeci)
21.09.2014 Pazar-İstanbul

Geçmişten Günümüze Özlü Sözler

Proverbs From the Past

Mehmet Keçeci

メフメット ケチェジ
Mefumetto Kecheji

محمت/محمد  کچجی/كججى

31.05.2014

        Bu kitabımda geçmişten günümüze kadar gelen ayet, söz, ata sözü, özlü söz, deyiş, proveb, quote, quotation gibi farklı ama bizleri düşündüren, öğreten, geliştiren sözlerin Türkçe olanlarını burada yayınlıyorum. Bu kitabı belki de ileride baskıya vermeden önce yapılan hatalar, eksiklikler, gözden kaçmaları gördüğünüzde bildirmenizi özellikle istirham ediyorum.

 

Kaynaklar/References:

  1. http://www.mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=183
  2. http://www.mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=344
  3. http://www.mehmetkececi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=349

 

2n-Dimensional at Fujii Model Instanton-Like

Solutions and Coupling Constant's Role

between Instantons with Higher Derivatives.

Turkish Journal of Physics

Turk. J. Phys., 35, (2011), 173-178.
 

Mehmet Keçeci

2n-dimensional at Fujii model instanton-like solutions and coupling constant''s role between instantons with higher derivatives

Turkish Journal of Physics

Volume 35, Issue 2, (2011)

 

Bir katre içen çeşme-i pür hun-ı fenadan
Başın alamaz bir dahi bârân-ı belâdan.
(Fenâlığın kan dolu çeşmesinden bir damla içen artık bir daha belâ yağmûrundan kurtulamaz)
Ziyâ Paşa, Terkîb-i Bend

Bir katre olma, kendini deniz hâline getir. Hz. Mevlânâ (rha.)
Mademki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin. Hz. Mevlânâ (rha.)

Katre


Drop
 

Katre

Gönlümde bir damla su bir katre âteş
İster yan ister ferahla
Benim dünyâm bu
İster ağlâ ister gül.

Latîfî (Mehmet Keçeci),

1995, İzmit/Kocaeli.

Hudâyâ hamd ve minnet evvel âhir
Ki oldur zâhir ve bâtında zâhir
Zuhûru perde olmuşdur zuhûra
Gözü olan delîl ister mi nûra
Güneş zâhir değil midir karındaş
Ne var görmezse ânı çeşm-i huffâş (yarasanın gözü).


Hazret-i Pîr Azîz Mahmûd Hüdâî Kaddesallâhu Sırrahul Fettâhî,

Necâtü’l Gârik’in matla’i (ilk beyti) (? - 1628)

Günümüzün câhilleri tek bir bilgi dışında diğerlerini bilmeyenler, ilerletemeyenler veya göremeyenlerdir. Diğer dalları

araştırmayanlar, bilgiyi sorgulamayanlar, her ortaya atılanı, yazılanı, üretileni olduğu gibi doğru kabûl edilenlerdir.

Bilginin kaynağı, anlâmı, yorumu ve o ânâ uygulanmasını anlayamayânlar, uygulayamayânlar, çözemeyenler, algılayamayânlar,

fehm edemeyenler maalesef günümüzün câhilleridir. Bir de niyetlerini bozânlar ne olurlarsa olsunlar câhildirler.

Mehmet Keçeci, 12.08.2014.


Hayâtta ne kadar intikâm alıcı şey varsa bir ân bile dikkât etmemişsem veya refleks eseri, hastalık dolayısı ile olmuşsa

bile hepsi benden intikâmını almıştır.

Mehmet Keçeci, 18.12.2014.


İlk ve Son Ân


First and Last Moment

İlk ve Son Ân
 

Tüm ânların birleştiği
Tek ânda kutuplaştığı.

Latîfî (Mehmet Keçeci), 2004, İskenderun/Hatay.

Kapımıza değil kalbimize vuran buyursun.

Şems-i Tebrîzî (rha.)

 

Ne Buyursun?


What do (…) command?

buyursun
 
Kalpler coşmayınca diller ne buyursun
Gönüller coşmayınca hâller ne buyursun
Gidenler gitti bizler yaya kaldık
Bu âciân ne buyursun.

Kalpler dolmayınca demler ne buyursun
Kalpler taşlardan katı olunca sular ne buyursun
Buyuran buyurmazsa kimler buyursun
Buyuran buyurursa kimler durdursun.

Kelebekler kör olursa şuleler ne buyursun
Deryâlar coşmayınca dalgalar ne buyursun
Hakk buyurunca giryân olur
Buyurmazsa gözler ne buyursun.

Bu mecnûn her dem bekler bir istibşâr
Olmaya her demde devâ bir ibşâr
Hakk buyurursa o zamân gör Mevlâ neyler
Neylerse güzel eyler.

Mecnûnun ıstırâbı sükûndur, sükûnu ıstırâb
Hakyol’da gidenler bengisuya ulaştılar
Erenler degâhında erenler erdi
Bu fâkir neylesin.

Latîfî (Mehmet Keçeci),

1996, İzmit/Kocaeli.

"Çalışılabilinir ve Sürdürülebilinir" Bir Ortam/Çevre

"Workable and Sustainable" an Environment

Mehmet Keçeci

26.09.2014

Dinginlik, Serenity

Çalışılabilinir Ortam (Çalışabilinirlik, Çalışabilirlik, Çalışabilir, Workable):

  1. Çalışanlarının ev, cep telefonlarının dinlenmediği bir ortam
  2. Çalışanlarının evleri, arabalarının dinlenmediği bir ortam
  3. Çalışanlarının çalışma mekânlarının dinlenmediği bir ortam
  4. Çalışanlarının evlerinin dikizlenmediği, röntgenlenmediği, kameraya alınmadığı, yatak odalarının gözlenmediği bir ortam
  5. Çalışanlara baskı, tarassut, mobing, şantaj yapılmadığı bir ortam
  6. Çalışanlara iftira atılmadığı bir ortam
  7. Çalışanlara öküz gibi bakılmadığı bir ortam
  8. Çalışanların sigortalarının ödendiği bir ortam
  9. Çalışanlarının mesailerinin ödendiği bir ortam
  10. Çalışanların maaşlarının zamanında ödendiği bir ortam (Maaşlar hukuken en fazla 20 gün gecikebilir)
  11. Çalışanların resmi tatile gelen günlerinde ödemelerin yapıldığı bir ortam
  12. Çalışanlara ajan gönderilmediği bir ortam
  13. Çalışanlara kumpas kurulmadığı bir ortam
  14. Çalışanların açığını yakalamak için gayret edilmediği bir ortam
  15. İbadethanelere gizli kamera koyup çalışanların oralarda ne yaptığının araştırılmadığı bir ortam
  16. Çalışanların peşine istihbarat elemanlarının takılmadığı bir ortam
  17. Çalışanlarının doktora gittiğinde arkasından istihbarat elemanlarının gönderilmediği bir ortam
  18. Çalışanlara hakları alnının teri soğumadan verildiği bir ortam
  19. İstihbarat ile temasa geçip çalışanlarına baskı yapılmadığı bir ortam
  20. Ajan elemanlar gönderilip kendileri hakkında ne düşünüldüğünü öğrenilmediği bir ortam ( ben bu durumda genelde iyice saydırırım...)
  21. Çalışanların koltuklarına, sandalyelerine bir şeyler sürülmediği bir ortam
  22. Çalışanlara biyolojik, kimyasal, fiziksel saldırıların yapılmadığı bir ortam
  23. Çalışanların ailelerine küfredilmediği bir ortam
  24. Çalışanların çalışma mekanında, dışarıda, evlerinde rahatsız edilmediği bir ortam
  25. Çalışanlar hakkında resmi birimlere yalan beyannat verilmediği bir ortam
  26. Çalışanların yanında bulundurdukları eşyalara dinleyici, takip edici cihazların yerleştirilmediği bir ortam
  27. Çalışanların internetinin, televizyonunun, e-maillerinin, smslerinin takip edilmediği bir ortam
  28. Çalışanlarının ev ve gsm telefonlarındaki adreslerin, numaraların, şahısların takip edilmediği bir ortam
  29. Çalışanların ailelerinin ve akrabalarının, arkadaşlarının takip edilmediği bir ortam
  30. Çalışanlara ya bize tabi olursun ya da sana herşeyi yaparız denmediği bir ortam
  31. Güç ve yetki bizde istediğimizi yaparız denmediği bir ortam
  32. Çalışanların canının, namusunun, mallarının güvende olduğu bir ortam
  33. Ortamda pezeveknik, ibnelik, fahişelik yapılmadığı, bal tuzaklarının kurulmadığı bir ortam
  34. Çalışanlara iş garantisi verileceği sözü ile birçok kanunsuzluğun, hukuksuzluğun, ahlaksızlığın yaptırılmadığı bir ortam
  35. Çalışanlarının iş, kişisel, ev bilgisayarlarına ekranı kaydedecek program, kart veya gizli kamera ile görüntülenmeyecek bir ortam (maalesef bir çok üçkağıtçı firmalar ekranı kaydeden yazılımlar kurmaktadırlar. Bunlar kişilerin banke hesaplarındaki miktarları, arkadaşı ile yazışmaları görebilmektedirler. Bunun yerine yasal olan internet çıkışında log programları ile hangi sitelere girdiğinin takibi yapılması gerekir.)
  36. Size verilen şirket e-maillerinin aynı zamanda yöneticierede gitmesi. Onlar hesabınızdaki yazışmaları okuyabilmektediler.
  37. Kişisel ve ev bilgisayarınızın harddisklerinin kopyalarını bazıları maalesef çalmaktadırlar.
  38. Çalışanları aşağılatarak maaşları düşük tutmaktadırlar. Seni bizden başka kim alır ki, sen kimsin ki vs.
  39. Sınavlarda yapmadığınız sorular tipinde soru sayısını arttırarak sınavlarda başarısız olmanızı ve kendilerine bağlı kalmanızı sağlıyorlar. Bir yöneticinin benim ÖYSM'nin yaptığı sınavlardaki soruları incelemiş olduğunu gördüm. Maalesef bunlar hep sümen altı yapılmaktadır. (Nasıl elde ettliler, soruları nasıl benim yapmadığı soru tipini arttırdılar? ÖSYM ile kimler aracılığı ile bağlantı kurdular???)
  40. Sağlığınızı, psikolojinizi bozarak ellerine düşmenizi sağlıyorlar.
  41. Deprosyano girmenizi, anormal hareketler göstemenizi, intihara kalkışmanızı sağlayarak bak bu böyle biri, şizofreni gibi sizi zor durumda kalacak kumpaslara sürüklüyorlar.
  42. Resmi şikayetleriniz bir yerlerde sümen altı yapılıyor mu veya organize olmuş bu tipteki kişilere karşı hakkınızı aramak için git savcılığa şikayet mi et diyorlar?
  43. Yazılı veya sözlü sorularınıza cevap vermiyorlarsa bu mobing olarak yeterli bir sebeptir. 15 gün içinde cevap vemeyen kurumlarda kurumsal kültür, kurumsal kimlik yok demektir.
  44. Yöneticiler kendi kendilerine tanrıcık mı oynuyorlar?
  45. Yöneticiler zulümleri için belamlar mı tutmuşlar? Belamların en belirgin özellikleri sizin arkanızdan fetva vermeleridir. (Size sormayı dahi düşünmezler kurum köpeklerinin onlara getirdikleri haberler onlar için yeterlidir.)
  46. Sosyal haklar var mı? Yoksa çalışmaya değmez.
  47. İş Sağlığı ve Güvenliği'ne önem veriliyor mu? Verilmiyorsa çalışmaya değmez.
  48. Termal ve Konfor şartlarına dikkat ediliyor mu?
  49. Ergonomi kurallarına ne kadar dikkat ediliyor?
  50. ...